Robert Walser Üzerine Mektup
                        




13 Ocak 2011

Nedim,
im,
kardeş,
im,


Robert Walser’in Gezinti’sindeki "Gezinti” adlı öyküyü okumayı tamamladım. Çok değişik duygular içindeyim; Walser üzerine düşüncelerim derinleşiyor... Her şeyden önce, Walser, “gezinti” adlı öyküsünde insanoğlunun tüm ruh hallerini, tüm üslûplarını, tüm karşılaşmalarını "tutarlı karakterler yaratmaktan bağımsız" olarak, böylesi bir çelişkiye bile bile özen göstererek, zamanla ucubeleşen bir insanoğlu varsayımı ortaya koyarak ve sonuçta da insanoğlunun yarattığı çevreye ilişkin değişkenlerle önem kazanan tüm izlenimlerini aktarmaya çalışmış gibi geliyor bana... Sanki, bu öyküde “diyalektik” sıfırlanmış... Yani, “Gezinti”, aslında, insanoğlunun büründüğü kılıkların, büründüğü söylemlerin, gezdiği hayalvari yerlerin hepsini ihtiva eden, Walser'in yadırgadığı ve sevdiği, her şeyi yığmaya çalıştığı, "karakter, öykü kahramanı" açısından da son derece "çelişkili ama bütünleşik" ve çok garip bir söylem... İşin ilginç tarafı tüm öyküde Walser bir "karakter, kahraman" yaratmaktan, "karakter"lerin çelişkisiz ve beylik yapısına ulaşmaktan “bile bile, üzerine basa basa, deneye deneye, salına salına” çekinmiş. Ele aldığı her şeyi öykü yapısına aykırı bir şekilde ilerletmeye çalışmış: Gezinti yaparak “mekân” odağını sıfırlamış, ruh halleriyle "karakter" odağını sıfırlamış, dil değişimleriyle ve aşırı kibarlıkla "olay"ları sıfırlamış. Bir tek "zaman" konusunda diğer öğelere göre titiz davranmış... Bir de şu ilgimi çekti; "gezinti"de ulaşmak istenilen noktanın/yerin veya yola çıkılan noktanın/yerin önemsizliği çok vurgulanıyor. Raslantısallık çok yüceltiliyor. Oktay Rifat romanlarından birinde, bir karakterin ağzından şöyle der: “Raslantı bizden akıllıdır.” Karakterlerin söylemlerinde de, varoluşlarında da aynı raslantısallık var. Çok değişik ve heyecan verici bir “yapısız yapıya”, "cazvari" bir şeylere uzanmış edebiyatta... Sonuçta “Gezinti”de, "pastorize" ve "konserve" hiçbir şey yok. Bugüne kadar okuduğum kitaplarda –J. Joyce'un Ulysess'i dahil olmak üzere- bu kadar ilginç bir anlatım tarzı, salınımı yok. Başkaları başka türlü düşünebilir, görebilir, okuyabilir ama ben gezinen biri olarak “Gezinti”yi böyle okuyorum.

Walser’le beni tanıştırdığın için çok teşekkür ederim. Sen olmasan -büyük ihtimal- Walser’den zerre kadar haberim olmayacaktı.

Not: “Gezinti”de, "Tomzack" adlı devin karşısında, anlatıcının birden küçülmesi sahnesi ve anlatıcının "Tomzack"ı tanımlamaya çalışması, zorlanması, birden, onu yüceltmeye başlaması sahnesi beni en çok etkileyen sahne...

Kardeşin
Zafer

 

 

 

                                                





Ana Sayfa

İLETİŞİM İÇİN:
zaferyal@gmail.com
                                                                                                 
   Bu sayfa Zafer Yalçınpınar     tarafından 30 Ekim 1999 tarihinde hazırlanmıştır.Tüm yazıların ve fotoğrafların yayın hakkı Zafer Yalçınpınar'a aittir. Yazılar ile görsel öğeler, T.C. Telif Yasaları tarafından korunmaktadır. Yazılı izin alınmadan kopyalanması veya kullanılması hukuki sorumluluk doğurur.
Bu sayfa en iyi 600 X 800 çözünürlüğünde görünür