
ben senin duygularından biriyim
“Bir
şeyler yapmak istediğini düşün.Her eylem dışarıdan gelen engellerle karşılaşabilir. Eğer sen
bir eylemi gerçekleştirmek isterken bazı engellerle karşılaşırsan, o anda
eylemi gerçekleştirmekte özgür olmadığını anlarsın.Böylece engellerle karşılaştığında ve
özgür olmadığını hissettiğinde özgürlüğünün bilincine varmış olursun. Daha
önce gerçekleştiremediğin eylemleri gerçekleştirmeye başladığında ise kendini özgür
hissedersin.”
Her şey On Eylül
Pazartesi günü başladı.İş gününe başlamak üzere yatağımdan kalkmıştım ki onu
gördüm.Orta boylu, esmer bir kadın karşımda durmuş beni süzüyordu.Yatağından
kalktığında karşısında tanımadığı bir kadın gören herkes kadar korkmuştum.O
kadar korkmuştum ki onu görünce
bir an nefesim kesildi.Biraz bakıştıktan sonra onun bir hırsız olmadığını ve
beni öldürmeyeceğini anladım.
-Kimsin sen?
-Ben senin duygularından biriyim.
Bana bu cevabı
verdiğinde onun bir deli olabileceğini ve beni öldürebileceğini
düşünebilirdim fakat düşünmedim.Güven verici bir görünüşü vardı, deli
olamayacak kadar sakin ve tutarlı bir görünüş.Üstelik çok da
güzeldi.
-Peki hangi
duygumsun?
-Senin hissettiğin bir
duygu...Adını koyamadığın..
-İçeri nasıl
girdin?
-İçeri girmedim.Dün gece
gördüğün rüyalardan sonra beni sen yarattın.
-Rüyamda?
-Evet.Ben sana aidim,
diğer insanlar beni göremez ve duyamaz.
Onun bir duygunun insanlaşmış hali olamayacağından emindim , çünkü bu
durum imkansızdı.Tamam, belki mucize denen bir şeyler vardır, fakat
mucizeler özel insanlar içindir herhalde. Ne bileyim belki peygamberlerin
veya mistik insanların başına gelir böyle akıldışı şeyler.Benim gibi sıradan
işinde gücünde birine mucizeler gerekli değildir.
Hiçbir şey olmamış gibi
kahvaltımı ettim ve işe gitmek için hazırlandım.Sonrasını o ucuz Amerikan
filmlerinden biliyorsunuz.Sokaktaki insanlar onu göremiyorlar, benim
kendimle konuştuğumu zannedip bana garip garip bakıyorlardı.İşyerinde
arkadaşlarım tuhaf davrandığımı ve öğlen tatilinde neden başka bir masada
yalnız başıma oturduğumu anlayamadıklarını söylediler.Tüm bu olanları iş
yerimdeki en iyi arkadaşıma anlattığımda benim çok yorulduğumu, biraz
dinlenmem ve bir psikiyatriste
gitmem gerektiğini söyledi.Bende işten iki gün izin aldım.Bu arada onunla
hiç konuşmuyordum.Ben konuşmadıkça ve bir şeyler sormadıkça kesinlikle
konuşmuyordu.O günün akşamı eve döndüğümde oldukça bitkindim.O yine
yanımdaydı.Büyük kahverengi gözlerini bana dikmişti.Uykuya dalmadan önce en
son hatırladığım şey onun güzel kahverengi gözleriydi.
Ertesi sabah kalktığımda başucumdaydı.Yataktan kalkarken kendimi çok
uzun süredir fark etmediğim kadar sağlıklı hissettim .Kalkıp kendime
kahvaltı hazırladım.Kahvaltımı bitirdikten sonra günün en zevkli sigarası
olan ilk sigaramı içerken ona bakıyordum.Belki de sessizliği ve durağanlığı
hoşuma gidiyordu.Ona bakmak, onun yanımda olduğunu bilmek bir göl kıyısında oturup gölü
seyretmek kadar dingin ve huzurluydu.Bu düşüncelere biraz daha takılsaydım
psikiyatristle olan randevuma
geç kalacaktım.Hazırlandım ve
psikiyatriste gitmek üzere yola çıktım.
İlk bakışta sıradan biri gibi görünen psikiyatriste olanı biteni
anlattım.Anlattıklarım üzerinde biraz düşündükten sonra uyuşturucu kullanıp
kullanmadığımı sordu.Çocukluğumda ailemle yaşadığım sorunları, cinsel
yaşantımda ve iş hayatımda karşılaştığım problemleri belirlemek için bana
sorduğu sorular da oldukça sıkıcıydı.Benim davranış biçimlerimin eksiksiz
anlaşılması için bazı testlerin gerekliliğinden , hastaneye yatmam
gerektiğinden bahsetti.Bu testlerin ve ilaç tedavisinin çok uzun
sürebileceğini söyledi.Doktora hastaneye yatmaya falan ihtiyacım olmadığını,
benim normal bir yaşantım olduğunu, her sabah işe gittiğimi ve hastaneye
yatmamın iş hayatımı etkileyebileceğini söyledim.Sanırım delilerin yanında,
hapishane gibi bir yerde günlerimi geçirmekten korkmuştum. Doktorun yanından
iki gün sonra görüşmek ve yeniden durum değerlendirmesi yapmak üzere
ayrıldım.Bütün öğleden sonramı
bir barda içki içerek geçirdim.Akşam eve döndüğümde yatağın üzerine
kendimi bıraktım.Sızmışım.
Ertesi sabah kalktığımda
onun yanımda olacağını bilerek uyandım.Kahvaltıdan sonra ilk işim
psikiyatristi aramak oldu.Psikiyatriste sabah kalktığımda onun yanımda
olmadığını , her şeyin normale döndüğünü ve kendimi çok mutlu hissettiğimi
söyledim. Doktora bu yalanı söylerken onun güzel gözlerine
bakıyordum.Sanırım korktuğumu ve akıl hastanesine yatmak istemediğimi
anlamıştı.Telefonu kapattıktan sonra kendime bir bardak çay aldım ve onunla
konuşmak için mutfaktaki masaya oturdum.Bir sigara
yaktım.
-Neden korku yada
mutluluk değil de senin gibi garip bir duyguyu yarattım
acaba?
-Çünkü korku, mutluluk
gibi duyguları biliyorsun ve hissediyorsun.Bu duyguların seni nasıl
etkilediklerini de biliyorsun.Fakat benim üzerimde kalıcı kararlara
varamadın.
-Yani basitçe senin
nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum.
-Daha benim ne olduğumu
bilmiyorken, iyi yada kötü bir duygu olup olmadığım hakkında
düşünüyorsun.Siz insanlar çok garip yaratıklarsınız.
-Seni tanımaya
çalışıyorum.
-Hayır beni tanımlamaya
uğraşıyorsun.Beni tanımlamaya
çalışmamalısın.Beni duyumsamalısın.
-Sende işleri iyice
karıştırıyorsun!
-İşler derken yaşamdan
bahsediyorsan, yaşam senin sandığından daha
karışıktır.
-Bırak bu palavraları da bana kendinden bahset
biraz...
-Sana kendimi anlatamam.
-Niye?
-Çünkü doğuştan kör olan bir insana renkleri anlatamazsın.Beni ancak
hissederek
anlayabilirsin.
-Çağrışım yapmayı dene...
-Bu kadar ısrar ettiğine göre beni gerçekten merak ediyor
olmalısın.Sana bir örnek vereyim.Özgürlüğü hisseder
misin?
-Evet...Hissederim.Arada sırada özgür olmadığımı da
hissederim.
-Güzel.Özgürlüğün ne olduğu değil de özgürlüğü ne zaman hissettiğin
üzerinde duralım.Özgürlüğü ne zaman hissedersin?
-Bu ne biçim soru! Özgürlüğü...Özgür olduğum zaman
hissederim.
-Hayır .Özgürlüğü ancak özgürlüğün kısıtlandığı zaman
hissedersin.
-Anlamadım.
-Bir şeyler yapmak istediğini düşün.Her eylem dışarıdan gelen engellerle karşılaşabilir.Eğer sen
bir eylemi gerçekleştirmek isterken bazı engellerle karşılaşırsan, o anda
eylemi gerçekleştirmekte özgür olmadığını anlarsın.Böylece engellerle karşılaştığında ve
özgür olmadığını hissettiğinde özgürlüğünün bilincine varmış olursun.Daha
önce gerçekleştiremediğin eylemleri gerçekleştirmeye başladığında ise kendini özgür
hissedersin.
-Peki bunların seninle ne ilgisi var?
-Ne ilgisi olduğunu şimdi anlayacaksın.Kapat
gözlerini...
-Ne?
-Kapat gözlerini.
Bana zarar vermek isteseydi bunu çoktan yapardı diye düşündüm. Biraz
sakinleştikten sonra gözlerimi
kapatmak fikri korkutuculuğunu kaybetti. Derin bir nefes alıp gözlerimi
kapattım.Beş yada on saniye bekledikten sonra -ondan da ses gelmeyince-
gözlerimi açtım. Ve o gitmişti.Kendimi daha önce hiç hissetmediğim kadar
yalnız hissediyordum. Onun gitmesi benim üzerime yalnızlığı bırakmıştı. Belki de o
esmer kadın, daha önce hiç hissetmediğim gerçek
yalnızlığımdı.